Yüzüme çarpan yel, suya düşen damla

Kapalı havaları seviyorum, daha doğrusu, haz alıyorum. Hele bir de fırtına ya da ince bir yağmur varsa bu haz katlanıyor. Güneş ışınlarının önü kesilmişken griye veya turuncuya dönen gökyüzünün rengi, ister doğal bir ortam isterse insan yapısı bir yer olsun fırtına çıkınca ara verilen işler dolayısıyla oluşan sessizlik, diğer tüm şeyler, hepsi hoşuma gidiyor. Doğal […]

Sömürüsüz Sömürgecilik

Kitaro konseri, müzikal ve şov yönünden dev bir hayal kırıklığı olmuştu benim için. Belki de Kitaro sahne insanı değildir de stüdyo insanıdır. Tabii böyleyse bile tüm suç onun değil, sahne tasarımı, efektleri, hepsi ama hepsi berbattı; lise müsameresi gibi. Dandik bir ışıklandırma, arkaplanda PowerPoint sunumları gibi değişen resimler, hepsi bu. Üzülmüştüm buna. Yanni’de sahne havası […]

Stairway to Heaven

Merdivenlerden çıkarken “Stairway to Heaven” aklıma gelmişti, Cennet’e Merdiven. Bu şarkıyı ilk olarak 10-11 yıl önce olacak, abim sayesinde duymuştum; o dinlerdi, ben de dinlerdim. Bilgisayardaki müzik listesini açınca Winamp’da bu da çıkardı ve dinlerdim. İngilizce bilmiyordum, yine de güzel geliyordu kulağıma ve dinliyordum. Daha sonra hiçbir zaman dönüp de sözlerini anlamaya çalışmadım. Şimdi, yani […]

The Godfather

Geçenlerde yaşanan birkaç sorun için çağrıldığım birkaç müşteriye karşı Don Vito Corleone taklidi yapmaya çalıştım ve genelde sorunlarımızı at kesip kafasını muhtelif yerlere koyarak çözdüğümüzü söyledim. Bazılarına da “Bölgemde sorun istemiyorum,” dedim. Tüm sorunlar keyifle çözüldü o gün; sesim hariç. Geçenlerden önceki geçenlerde, gece havuza girdiğimde üşüttüm, belki de üşütmedim de enfeksiyon kaptım; yahut belki […]