Bizdeki seremoni askerleri en çok öteki ülkelerdeki kadar komik olabilir

Elcağızlarımla fotoğrafları bile Paint’de birleştirdim, çünkü bu küçük ve önemsiz konunun da saçmaca sunulması beni rahatsız etti. Çoğu zaman işe yaramaz konularla doldurulan suni gündemimizden kaçmak için ben haberlerden kaçsam da, onlar beni buluyor. Bugünkü haberimiz, kendine “muhalif” diyenlerin anında alay konusu hâline getirdiği yeni bir Cumhurbaşkanlığı uygulaması. İlk kez bugün yapılan uygulamada, Cumhurbaşkanlığı’nda 16 …

“Sessiz Katil” hipertansiyon bir danışanımda daha karşıma çıktı, ona papuç bırakacak değiliz…

Birkaç gün sonra çalışmaya başlayacağımız danışanlarımdan biri olan G. Hanım’ın değerlendirmesinde dipertansiyon hastası olduğunu ve kullandığı ilacı öğrendim. Kendisiyle bugün veya yarın detaylı görüşüp programımızda durumuna özel ne tür farklılıklar olacağını anlattıktan sonra, kendisine göndereceğim programı ilk fırsatta hekimine de sunmasını isteyeceğim. Ancak bu vesileyle sizlere de yüksek tansiyon (hipertansiyon) hakkında birkaç şey söylemek istedim, …

Birebir derslere neden daha başlamadım ve bizdeki personal trainer’lar nasıl yolunuyor?

Evet, artık danışmanlığa ağırlık verdiğim Basra’daki kuşların, Sibirya’daki kurtların bile malumu. Fakat birebir ders almak isteyenleri geri çevirmek durumunda kalıyorum. Bunun sebebini buradan bir kere açıklayacağım. Öncelikle, birebir derslerde ölçüm ve değerlendirmede kullanacağım tam 16 farklı cihaz-ekipman var. Vereceğim kalitede hizmet, hiç şüpheniz olmasın ki Türkiye’de, spor ölçüm merkezleri dâhil yok, Batı ülkelerinde bile zor …

Soğuk

Az evvel yazmış olduğum bir hikâye, aslında bir deneme demek çok daha doğru. Üzerinde hiç çalışmadan, ham hâliyle. İstanbul’daki bu fırtınanın çağrışımlarıyla… Gecenin bilmem kaçı, uyuyamadım, üşüyorum. Çok üşüyorum. Soğukluk bir durum olmaktan çıkıp biçimleniyor, vücutsuz bir kişi olup sokak lambasının ışığının sızdığı odamı dolduruyor. Sanki yattığım ve dakikalardır bir türlü ısıtamadığım için istemeden içinde …

Çağlara meydan okuyan imajıyla, dostumuz Fabio

6 yıl boyunca bodytr’yi yönetmemden olacak, fitness sektörüne ağ kurmuş sinsi bir örümcek gibiyim. Kıyıda köşede bir hareketlilik olsa, çalışma odamdan bu titreşimleri fark etmem hiç de zor olmuyor. Artık eskisi gibi takip etmesem de, en azından önemli gelişmeleri atlamam mümkün değil. Fakat, bugün size son gelişmelerden değil, fitness dünyasında kendine has bir yer edinmiş …

Yazarın Odası ve Timaş’ın pamuk kılıflı zokası

Birkaç yıl önce karşıma çıktığında alma gafletinde bulunduğum bir kitabı hatırlıyorum, Timaş Yayınları’ndan çıkan “Yazarın Odası” eserinin başlığı ilgimi çektiğinde içini karıştırmıştım ve ardından büyük bir zevkle satın almıştım. Ancak bu kitap üzerine birkaç şey söylemesem olmaz. Çünkü, daha evvel Timaş’ın birçok defa yaptığı üzere, yine gerçek dışı ifadelerle kitabı allayıp pullama çabasını bu kitapta …

Yüce sanat eserleri

Sinema, namı diğer yedinci sanat. Klasik sanatın dans, müzik, şiir, heykel, resim ve mimari dallarının hepsini sanal bir gerçeklikle sergileyebilen ama hiçbiri de sayılamayacak kendine has ve yeni ana sanat dalımız. Seviyoruz sinemayı, çok seviyoruz hem de, sevmemek de pek elde değil. Abim yıllar önce Michigan’ın öküz gömen karını görünce evinin önüne E.T. ve Badi …

“Sağcıdan sanatçı olmaz” burunlamasına parmak sokmak

Sanat, politikanın gölgesinden çıkmadıkça özgür sayılmaz. Küçümseme, genelde kendini yüceltmenin güven verici sıcaklığını hissetme dürtüsüyle gerçekleşen hayvansı bir davranış biçimidir ve çoğu durumda hak etmiş olmak oldukça güçtür, çaba ve bedel ödemek ister. Doğada küçümsemenin neredeyse karikatürize edilmiş yansımalarını görmek mümkün. Örneğin mutlak zafer anında bir kedinin fareyle oynadığını görmek bunun acıklı bir örneğidir. Karnı …

Bir sengine yekpare Acem mülkü isteyen emlak piyasası

Diyordu Lale Devri’nin parlak şairi ve parlak oğlanlara ilgisini gizlemeyen Nedim’i. Kendisinin sakalından ve sarığından dahi utanmadan parlak oğlanlarla aşna fişnayı yalnızca birkaç gazelinde sanat adına mı yaptığını, yoksa gerçekten de ılık mı olduğu sorusunu tarihçilere ve ateşli LGBT cemaatine bırakıyorum. Belki o dönemde de günümüzdeki “Sanat için soyundum!” olayı gibi “Sanat için oğlancıyım!” lafı …

Midemdeki tanımlanamayan nesne: Hazır noodle (ramen)

Danışanım bir hanımefendinin diyetini sıkı takipteyim, öğünlerini düzenli olarak Whatsapp marifetiyle öğrenmezsem rahat edemiyorum. Uğurlu Lanetli 2014’ümü atlattıktan sonra bundan böyle ilk işim danışanlarım. Yemekleri kendisi belirliyor, bana söylüyor, onay olursa yiyor. Açıkçası, neredeyse hiç düzeltme bile gerektirmeyen menüler hazırlıyor. Danışmanlığına başladığım ilk aylardaki diyalog ve bilgi aktarımının karşılığını aldığımızı düşünüyorum ama belki de başarıyı …